Doğa fotoğrafı mı çekiyorsunuz? Kendinizi, sitenizi ve fotoğraflarınızı buradan ücretsiz tanıtabilirsiniz! Ayrıntılar için burayı tıklayın.
Northern cavefish olarak da bilinen, 6-10 cm boyundaki bu tatlı su balığı türü, genellikle Kuzey Amerika yer altı mağaralarında hayatını sürdürüyor. Bu balığı özel yapan ise, fonksiyonel bir gözünün olmaması. Hayatının hemen hemen hepsi zifiri karanlık mağaralarda geçen bu balık, aslına bakılırsa, göze ihtiyaç da duymuyor.
İşin daha da ilginci, A. spelaea, baş derisinin hemen altında, körelmiş ve temel yapısını kaybetmiş bir çift göz içeriyor. Balık, basit bir tabirle “kör” olsa bile ışığa cevap verebiliyor. Işık içeren ortamlardan uzaklaşıyor (scotophilia). Ayrıca sahip olduğu, aşırı durağan /yavaş metabolizması sebebiyle, 2 yıl boyunca yemek yemeden hayatta kalabiliyor.
Dr. Stephen Lowry tarafından çekilen fotoğrafta, muz bitkisinin kök dokulardan elde edilen damarlar 32 kat büyütmede görülüyor. Lowry’nin ikinci-el bir Olympus BX45 ışık mikroskobu ile elde ettiği görüntüde, damarların sarmal yapısı oldukça ilgi çekici.
Fotoğrafın sahibi, bu fotoğraf ile, Nikon Small Worlds 2010 yarışmasında ilk 20′ye girdi. Lowry’nin kendi sitesinde çektiği diğer fotoğraflara da ulaşılabilir.
ABD Vanderbilt Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden Jonas King tarafında çekilen fotoğrafta, Anopheles gambiae (sivrisinek) kalbine ait moleküler detay görülüyor. Sıtma‘nın en bilinen vektörlerinden biri olan Anopheles gambiae, buradaki bir fotoğrafta bir sanat eseri gibi duruyor.
Floresans mikroskop kullanılan bu çalışmada, özel kısımları belirlemek için boyalar kullanılmış. Fotoğrafta, DNA’yı boyamak için Hoechst 33342 (mavi) boya kullanılırken, kas fibrillerini boyamak için Alexa Fluor-488 (yeşil) boya kullanılmış. Fotoğraf aynı zamanda, Jonas King’inde içinde bulunduğu ”Structural mechanics of the mosquito heart and its function in bidirectional hemolymph transport” adlı çalışmada da yer almış.
Massimo Brizzi’nin çektiği fotoğrafra bir Notonecta glauca görülüyor. Bu sucul böcek, oldukça etkili bir avcı böcek olarak bilinir. Uzun bir süre boyunca su yüzeyinde hareketsizce bekler. Suda, hareket varlığında, hareket merkezine doğru yönelir ve avını yakalar. Toksik salgıları yüzünden ısırıkları ağrı oluşturabilir.
Menüsünü iribaşlar ve küçük balıklar oluşturur. Karakteristik özelliği gereği, suyun içinde, şu şekilde, baş aşağı vaziyette bekler. Larvaları, bitki köklerine yerleştirilir. Buradaki larvalar, zamanla metamorfoz geçirerek ergin hale geçer.
Massimo Brizzi‘nin çektiği bu fotoğraf, 100 büyütmede, karanlık alan mikroskopi yöntemi ile elde edilmiş. Brizzi tarafından çekilmiş, bir diğer fotoğrafa da (Salyangoz Yumurtaları) buradan ulaşabilirsiniz.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Biyoloji Bölümü’nden Babür ERDEM tarafından çekilen fotoğrafta, bir İğnelik (Erodium ciconium) çiçeği yer alıyor. Pembe çanak yaprakların ortasında bulunan antherlerin (başcık) üzerindeki sarı ve küre şekilli polenler açıkça görülüyor.
Fotoğraf 25 kat büyütmede, streomikroskopta, fiber optik aydınlatma kullanılarak çekilmiş.
Fotoğrafın sahibi, Babür Erdem’in diğer fotoğraflarına Picasa galerisinden, fotokritik.com ve fotoeksen.com sayfasından ulaşabilirsiniz. Kendisine bu fotoğraf için teşekkür ediyoruz.
Dr. Petr Znachor tarafından çekilen fotoğrafta, bir siyanobakteri görülüyor. Mavi-Yeşil alg olarak da bilinen bu şubeye ait bakteriler, fotosentez yaparak kendi enerjilerini elde edebiliyor. Görülen, sarmal ve ipliksi şekil Anabaena familyasının karakteristik bir özelliği. Bu familyanın üyeleri, diğer siyanobakteriler gibi fotosentez gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, Anabaena familyası, azot bağlayıcı bakterileri barındırıyor.
Ortamdaki azot miktarı azaldığında, fotosentez yapan hücrelerden biri, heterocyst adı verilen özelleşmiş hücrelere dönüşüyor. Her on hücreden biri heterocyst’e dönüştükten sonra, bu hücrelerde artık fotosentez yapmayı kesiyor ve yakınındaki hücrelere, bağlanmış azot sağlıyor.
Güney Afrika, Cape Town’da bulunan Institute of Infectious Disease and Molecular Medicine University‘de çekilen bu fotoğrafta bir yuvarlak solucan görülüyor. J. Claire Hoving tarafından, 200 büyütmeli olarak çekilen fotoğrafta, bir dişi Nippostrongylus brasiliensis, yumurtaları ile birlikte yer alıyor.
Kancalı solucan olarak da bilinen bu tür, insan bağırsak sisteminde, yumurtluyor ve yumurtalarını insan dışkısı yoluyla başka bölgelere yayabiliyor. Yayılmanın ardından, larvalar, deri üzerinden ya da hava yoluyla yeni konaklarına yerleşiyor.
Visual Science Company tarafından modellenen HIV yapısı, şu ana kadar yapılan modellerden çok daha fazla ayrıntı içeriyor. Modelin tamamlanması için onlarca makale en ince detayına kadar incelenmiş. Bilgisayar ortamında 160.000 kadar lipid molekülünün birleştirilmesi ile HIV’nin zarı tamamlanmış.
Sitenin bu sayfasından HIV’nin diğer fotoğraflarına ulaşmak mümkün. Daha da iyisi, virüsün 360 derecelik 3 boyutlu yapısını da bu bağlantıdan incelenebiliyor. Yüklemesi biraz sürse de sonuç buna kesinlikle değiyor.
Sitenin anasayfasından, yaptıkları diğer 3 boyutlu molekül ve hücre modellemelerine ulaşılabilir.
Darkfield (karanlıkalan) metodu ile çekilen fotoğrafta diatomlar görülüyor. Bu diatom verilen tek hücreli canlılar, alglerin en büyük grubunu oluşturuyor. Ayrıca, phytoplankton‘ların en bilinen tiplerinden biri. Kolonileri, filament, zigzag gibi farklı şekiller alabiliyor.
Diatomlar, karakteristik dış şekillerine göre adlandırılıyor. Dış kısımları, silica‘dan yapılıyor ve simetri gösteriyor. Fosil kayıtları, bu canlıların Jusassic dönemin ilk zamanlarından beri yaşadığını gösteriyor.
Arlene Wechezak tarafından çekilen bu fotoğraf, bahsi geçen bu diatomların 10 kat büyütülmüş hallerini içeriyor.
Dominik Paquet tarafından çekilen fotoğrafta, Alzheimer hastası bir Zebrabalığı görülüyor. Fotoğraf, Tau adı verilen proteinler üzerine yoğunlaşmış. Nöronlardaki hücre iskeletini sabitleyen Tau proteini bozulduğunda, Alzheimer hastalığı ortaya çıkabiliyor.
Fotoğrafta, nöronlar (yeşil), düzgün Tau proteinleri (kırmızı) ve bozulmuş Tau proteinleri (mavi) görülüyor. Almanya, Münih’teki Ludwig-Maximilians Üniversitesi‘nde elde edilen bu fotoğrafın çekiminde konfokal mikroskop tekniği uygulanmış.
Son Yorumlar