Faroe adaları, her bir vatandaşının genomunu çıkarmak üzere başlattığı devasa bir proje ile bugünlerde adından söz ettiriyor. 50.000 kişilik popülasyona sahip ada, eğer proje tamamlanırsa, tüm bir genomu çıkarılan ilk ülke olacak.
Danimarka’ya bağlı ve özerk bir yönetime sahip Faroe adaları, her şey yolunda giderse, çok önemli bir genetik projesine imza atacak. Her bir (gönüllü) vatandaşının genomunun dizileneceği çalışma ile kişiselleştirilmiş tıp yeni bir çağa girecek.
Baylor Universitesi (ABD) ve Oxford Üniversitesi (İngiltere) önderliğinde yürütülecek çalışma kapsamında ilk yıl içinde, rastgele seçilecek 100 bireyin genomu dizilenecek. Ardındaki sene 1.000 kişiyi kapsayacak olan çalışma, 5 sene içerisinde tüm popülasyonun dizi bilgilerini elde edecek. Devamı »
Şempanzelerin cevizleri açmak için taş kullanabildiğini bir süredir biliyoruz. Bu ve benzeri kara canlılarının alet kullanmasına artık alışır olduk. Hatta yakın zaman önce, deniz canlılarının da alet kullanma konusunda yetenekli olduğuna dair videolar yayınlanmıştı. (bknz. Ahtapotlar Hindistan Cevizlerini Kalkan Olarak Kullanıyor.)
Memelilerin, kuşların ve kafadanbacaklıların alet kullanımına dair elimizde geniş bilgi bulunuyor. Ancak, son yıllarda gerçekleştirilen su altı gözlemleri, balıkların da benzer zeki davranışlarda bulunduğunu gösterdi. Ki bugüne kadar bu davranışlar, 3 defa fotoğraflarla görüntülenmişti. Geçtiğimiz günlerde ise, California Üniversitesi’nden Giacomo Bernardi, bu davranışlardan birinin ilk defa video görüntüsünü elde etti. Gerçekleştirilen çalışma, Coral Reefs dergisi’nin 20 Eylül sayısında yer buldu.
Görünüşe bakılırsa, bu görüntüler, bir balığın alet kullandığını gösteren ilk video verileri ve balıkların alet kullandığını gösteren dördüncü görsel kanıt. Bernardi‘nin gözlemlediği bu balık, Choerodon anchorago (orange-dotted tuskfish) türüne ait bir birey. Videoda, kumun içinden göğüs yüzgeçleri ile istiridye çıkaran balığın, istiridyeyi ağzına aldığı görülüyor. Ödülünü, kayalık bir bölgeye taşıyan balık, bu kayalıkları bir örs gibi kullanarak ağzındaki istiridyeyi kırıyor. Gözlemler, aynı bireyin bu işlemi 20 dakika boyunca 3 defa tekrarladığını gösteriyor. Devamı »
Tipik bir insan vücudundaki tüm genomik DNA’yı ucuca ekleseydik ne kadar uzun olurdu? Bu uzunluk tahminlerinizin çok ötesinde… 1 metre ya da 100 metre değil. 1000 kilometre de değil. 1.000.000 kilometre de değil.
Kaba bir tahminle, vücudunuzdaki tüm genomik DNA’nın boyutu, 48 milyar kilometre kadar. Algılamak zor olabilir. Bu uzunluk, Güneş sistemi’nin çapının yaklaşık 5 katı. Tek bir insan vücudu, güneş sistemini içine alacak bir genomik DNA’ya sahip. Sıradışı değil mi?
Tipik bir DNA’da, bir nükleotitin yaklaşık uzunluğunun 0.33 nanometre civarı olduğu biliniyor. Genom projesi kapsamında, tek bir hücredeki genomun da 2.91 milyar nükleotit barındırdığı ortaya çıkarıldı. Devamı »
Embriyonik kök hücre çalışmaları gittikçe hızlanıyor. Sadece 2 ay önce, ABD menşeili biyoteknoloji firması olan Advanced Cell Technology (ACT), insan embriyonik kök hücrelerinin hastalık tedavisi için kullanımında için 2. ve 3. denemelerini yürütmeye başlamıştı. California, ABD’de gerçekleşen bu denemeler, artık Avrupa’ya da sıçramış durumda.
İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünlerini Düzenleme Ajansı (MHRA) çalışmaya onay verdiğini, geçtiğimiz günlerde açıkladı. Bu kararla, ABD dışında, ilk defa bir embriyonik kök hücre tedavi denemesi, resmi onay almış oldu. Diğer bir deyişle, kök hücre tedavileri, artık resmen Avrupa’da… Devamı »
Bu yazıda, biyologların, özellikle tür çeşitliliği ile ilgilenenlerin seveceğini tahmin ettiğim bir poster yer alıyor. Teksas Üniversitesi, Biyoloji bölümü’nün sitesinde yer alan bu poster, 3000′e yakın türü kapsayan bir filogenetik ağacı içeriyor. 1.5 metre genişliğinde bastırıldığında, ağacı oluşturan tüm türleri, isimleri ile birlikte görmek mümkün.
Filogenetik ağaç, Teksas Üniversitesi‘nden David M. Hillis, Derrick Zwickl, ve Robin Gutell tarafından gerçekleştirilen çalışma sonucunda oluşturulmuş. Ağaç üzerinde yer alacak türler seçilirken, doğada en sık bulunan türler göz önüne almış. Ayrıca tüm anagruplardan en azından 1 temsilci seçilmesine dikkat edilmiş. Devamı »
Genom rekortmeninden bahsetmeden önce biraz kendimizden, insanlardan konuşalım… Bizi biz yapan genomumuz 3,2 milyar bazdan meydana geliyor. Diğer bir deyişle, 4 farklı harfin (A, T, C ve G) 3,2 milyar nokta boyunca sıralanması ile insan genomu oluşuyor. Oldukça büyük bir sayı. Öyle ki, bu DNA kodu, tipik bir A4 sayfasına 11 punto ile boşluksuz yazıldığında 1.000.000 sayfayı tamamen dolduruyor. Öte yandan, tipik bir Escherichia coli bakterisinin genomu sadece 4.200.000 nükleotit barındırıyor.
Bu noktada, büyük genomun, o türün karmaşıklığı ile doğru orantılı olduğu düşünülebilir. Ne yazık ki durum böyle değil. Bizden çok daha basit yapılı canlılar, genom boyutu açısından bize fark atabiliyor. Bunlardan biri, Pieris japonica adlı bir bitki. (Bu bitki ile ilgili BiyoRSS’te yayınlanan ayrıntılı bir habere buradan ulaşabilirsiniz.) P. japonica, 150 milyar nükleotitten oluşan genomu ile insan genomunu neredeyse 50′ye katlıyor. Devamı »
Böcek dünyasına dair bildiklerimizin oldukça az. Küçük boyutları, inanılmaz sayılara ulaşan tür çeşitliliği ve çok çeşitli habitatlarda hayat bulmaları yüzünden, bilgi toplamak oldukça zahmetli. Entomologlar (böcek bilimciler), işte bu açığı kapatmak için oldukça büyük bir proje başlatıyor.
i5k olarak adlandırılan proje kapsamında, önümüzdeki 5 yıl içerisinde 5000 kadar böceğin genomunun dizilenmesi planlanıyor. Bu 5000 tür içinde tıp, gıda ve tarım alanlarında önem taşıyan böcekler , tüm filogeni dallarını kapsayacak şekilde yer alacak. Devamı »
Almanya’da son günlerde gittikçe önem kazanan bakteri salgını ile ilgili haber, geçtiğimiz günlerde Biyo RSS’te yer almıştı. O haberde, salgına karşı kullanılacak yeni ilaçların klinik denemelerinin yapıldığı yer alıyordu. New Scientist‘te yeni yayınlanan bir haber ise, bu salgının olası kaynağını ortaya koyuyor. Buna göre, taşıyıcılar, organik sebzeler olabilir.
Salgın, şu ana kadar Almanya’da 8 kişinin ölümüne sebep oldu. Katilin, Escherichia coli bakterisinin toksik bir suşu olduğu biliniyor. Bu suş, Shiga adında ciddi bir toksin üretmesinden dolayı, Shiga Toxin-Producing Escherichia coli (kısaca STEC) adını alıyor. STEC yüzünden enfekte olanların sayısı, şimdiden, çoğu kadın olmak üzere 1200′ü geçmiş durumda. Bu kişilerin 373′ünde hayati böbrek rahatsızlıkları da başladı. Devamı »
TÜBİTAK, her yaştan insanı doğanın ilginç dünyasıyla buluşturmak amacıyla 21-23 Mayıs 2011 tarihleri arasında doğa şenliği düzenliyor. İstanbul’da bulunan ve botanik alanında çeşitli araştırma, eğitim ve öğretim faaliyetleri gerçekleştiren Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB) ev sahipliğinde düzenlenecek olan şenlikte 7’den 70’e herkese yönelik etkinlikler yer alacak. Devamı »

Çocuk büyütmek zor iş. Üstelik etrafınızda, onlardan binlercesi olduğunda… Binlerce yavruya bakmak, insanlık için büyük iş sayılsa da, karıncaların hayatlarının bir parçası.
Gezegenin her yanına dağılmış bu altı ayaklı böcekler, doğum anında, yenidoğanlara tıpkı insanlar gibi büyük özen gösteriyorlar. Aşağıdaki yakın çekim video‘da, koloninin yeni üyeleri üzerinde doğum sırasında, nasıl dikkatli ve şefkatli çalışıldığı görülüyor.
Youtube kullanıcısı, xGozzax‘ın videosunda, bir Lasius Niger karıncasının ilk anlarına dair görüntüler yer alıyor. Bu doğum sırasında, işçi karıncalar, bu yeni üyelere gözü gibi bakıyor. Devamı »
Son Yorumlar