Rusya, derin uzay çalışmalarındaki 20 yıllık sessizliğini bozmaya hazırlanıyor. Bugün (9.11.2011) fırlatılacak olan Phobos-Grunt (Rus: Mars Toprağı) ve Yinghuo-1 araçları, 3 yıllık görevi içinde Mars’ın uydusu Phobos‘a iniş yapacak. Toprak örneği alıp, Dünya’ya geri dönüş gerçekleştirecek. Ancak, uzay araçları, bu yolculuk sırasında yalnız olmayacak.
Gezegenler-arası son yolculuğunu 1988′te yapan Rusya, 163 milyon $‘lık bu proje ile uzay yarışına geri dönüyor. Esas görevi toprak örneği almak olan araçlar, kozmik radyasyonun mikroorganizmalara etkilerini de inceleyecek.
Phobos LIFE (Living Interplanetary Flight Experiment) adlı deney kapsamında taşınacak olan mikroorganizmaların seçimini, ABD menşeili The Planetary Society adlı bir grup üstlenmiş durumda. Bu kalabalık yolcu kitlesinin arasında çeşitli bakteriler, maya hücreleri hatta bazı küçük omurgasız hayvanlar da bulunuyor. Elbette, taşıma sonrasında aynı kapsül bu canlıları geri getirecek.
Bu çalışma ile, astronotlar üzerinde ciddi etki yaratan kozmik radyasyonun, çeşitli mikroorganizmalar üzerindeki etkileri incelenecek. Sonuçlar, mikro boyuttaki türlerin bir gezegenden diğerine korunmasız geçip geçemeyeceğine (diğer bir deyişle panspermia görüşüne) dair önemli ipuçları verecek.
Phobos LIFE, aslında LIFE adı verilen büyük projenin küçük bir basamağını oluşturuyor.
Projenin önceki basamağı, Mayıs 2011′de fırlatılan Endevour mekiğine bağlı kapsülde gerçekleştirilmiş ve benzer organizmalar kozmik radyasyona günlerce maruz bırakılmıştı. (Bu çalışmaya ait kısa bir belgesele bu adresten ulaşabilirsiniz).
Phobos LIFE deneyinde ise, bu organizmalar 3 yıl boyunca kozmik radyasyona maruz bırakılacak. Daha önce hiç bir çalışmanı, korumasız olarak mikroorganizmaları bu kadar uzun süre uzayda tutmadığını söylemekte yarar var.
Üzerinde bu kadar konuştuktan sonra, Mars yolcularından bazılarını (popüler olanları) tanımakta fayda var. Yolculardan beşini sıralayalım: Deinococcus radiodurans, Pyrococcus furiosus, Saccharomyces cerevisiae, Tardigrad ve Arabidopsis thaliana desek yeterli olur. Bilen bilir, bu organizmalar, mikrobiyoloji ve temel biyoloji çalışmalarının en popüler türleridir. Her birinin bilinmesi gereken sıradışı özellikleri var.
Deinococcus radiodurans‘ı ele alalım. “Conan the Bacteria” (Konan Bakteri) olarak bilinen bu tür, radyasyona (ve bilimum sıcak-soğuk stresine) karşı, üstün bir direnç gösterebilir. Şöyle ki, 5 Gy (Gray) radyasyon seviyesi, insanı öldürmeye yeterken, D. radiodurans 15.000 Gy’de bile yaşam sürebilmektedir. Bu sebeple, bilinen en radyasyon-dirençli canlı olma özelliğini de taşır.
Pyrococcus furiosus, ise bir diğer sıradışı mikroorganizma türü. P. furiousus‘un özelliği hemen hemen tüm canlıları öldürebilecek 100 C gibi sıcaklıklarda, optimum olarak yaşayabilmesi. Bu türe ait sıcaklık-direnç genlerinin bitkilere aktarılması, Mars’ta oluşturulacak bitki örtüsünü, sera etkisinden koruyabilir.
Saccharomyces cerevisiae ve Arabidopsis thaliana ise iki önemli model organizma. Örneğin, A. thaliana, genomu çıkarılan ilk bitki olma özelliğini taşıyor. Bitki araştırmalarının bir numaralı çalışma konusu olması sebebiyle, hakkında oldukça fazla şey biliniyor. S. cerevisiae (ekmek mayası) da ökaryotik hücre çalışmalarında kullanılan en önemli organizma. Binlerce yıldır insanlarla içiçe olması da ayrı bir önemi.
Bu türler arasında belki de en sıradışı olan ise Tardigrad‘lar. Boyları 1.5 mm‘yi bulan bu türler -1000 farklı türü var- Himalaya’lardan (+6000 m) derin denizlere (-4000 m) kadar oldukça geniş bir alanda hayatta kalabiliyorlar. Mutlak sıfıra (-273 C) yakın sıcaklıklarda ve 151 C gibi aşırı yüksek sıcaklıklarda yaşamlarını sürdürebiliyorlar.
2007‘deki FOTON-M3 deneylerinde, 10 gün boyunca Dünya yörüngesinde, uzay vakumuna maruz kalan tardigradların hala hayatta kalması da bu canlıların ne kadar dirençli olduğunu bir kez daha gösteriyor. 5.000 Gy radyasyona dayanması da cabası.
Gerçekleştirilecek çalışma ile, Dünya’daki en dayanıklı türlerin gezegenler-arası yolculuğa dayanıp dayanamayacağı incelenecek. Transpermia olarak bilinen, gezegenlerarası canlı sıçrayışının da mümkün olup olmadığına dair önemli ipuçları elde edilecek.
Her ne kadar, Phobos-Grunt aracı Dünya’ya geri dönecek de olsa, olası bir arızada, sondanın taşıdığı türlerin Phobos üzerinde kalması da mümkün. Araştırmacılar, olası bir kontaminasyonu önlemek için korunaklı bir yapı oluştursa da, bir çok araştırmacı bu tür yolculuğun gezegen kontaminasyonlarına (steril bir gezegende yeni yaşamların başlamasına) yol açabileceğini düşünüyor.
Güncelleme: Phobos-Grunt aracı başarılı bir fırlatmanın ardından, önemli bir sorun ile karşılaştı. Dünya yörüngesine girdikten sonra motorları duran araç, yörüngeye sıkışmış durumda. Aracın enerji kaynakları 3 gün boyunca mekiği hayatta tutabilecek. Mühendisler bu süre zarfında motorları tekrar çalıştırmanın yollarını arayacak. Her şey yolunda giderse, araç Ekim 2012‘de Phobos yüzeyine inmesi bekleniyor.
Yorum özelliği kapalıdır.
Biyo RSS: Dünya'dan ve Türkiye'den Popüler, Güncel Biyoloji Haberleri, Site ve Ürün Tanıtımları, İpuçları ve daha fazlası...
Yazıların kullanımı ve reklam vermek için iletişim sayfasından Biyo RSS'e ulaşabilirsiniz.
Son Yorumlar