2011 Nobel Tıp ve Fizyoloji Ödülü, 3 Ekim itibariyle sahiplerini buldu. Ödül, Bruce A. Beutler, Jules A. Hoffmann ve Ralph M. Steinman‘a paylaştırıldı.
Beutler ve Hoffmann, ödülü “doğal bağışıklığın tetiklenmesi üzerine yaptıkları keşifler” ile alırken; Steinman ise ”dendritik hücrelerin keşfi ve bu hücrelerin edinsel bağışıklıktaki etkileri üzerine yaptığı çalışmalar” ile Nobel ödülüne hak kazandı.
Tüm bir yıl boyunca beklenen ödüllerin ilki, Tıp ve Fizyoloji Ödülü, dün (3 Ekim) yapılan basın açıklaması ile sahiplerini buldu. (Basın açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.) 3 farklı araştırmacıya paylaştırılan ödülün tamamı bu sene bağışıklık sistemi ile ilgili çalışmalara verildi.
Nobel ödülü’nün bir yarısı, doğal bağışıklık ile ilgili çalışmalara (Beutler ve Hoffmann) ayrılırken; diğer yarısı da edinsel bağışıklık ile ilgili çalışmaya (Steinman) verildi.
Bruce A. Beutler
Scripps Araştırma Enstitüsü (ABD)
Jules. A. Hoffman
Institute for Molecular Cell Biology Eski yöneticisi (Fransa)
Ralph. M. Steinman
Rockefeller Üniversitesi (ABD)
Nobel resmi sitesi’nde ödüllere ilişkin “Bu yılın Nobel ödülü sahipleri, bağışıklık sisteminin tetiklenmesindeki anahtar prensipleri keşfederek, bu sisteme bakış açımızda köklü değişiklikler yapmıştır.” ifadesi yer alıyor. Ödül sahibi kazanan çalışmalar baktığımızda bu tanımlamanın doğru olduğunu görüyoruz. Önce, R. M. Steinman‘ın dendritik hücreler üzerine çalışmasına göz atalım.
Dendritik hücreler, (Yun. dendron=ağaç) 1973′de Rockefeller Üniversitesi’nden Ralph M. Steinman ve Zanvil A. Cohn tarafından keşfedilmiş bir hücre tipi. (Keşfe ait makaleye buradan ulaşabilirsiniz.) Bu hücreler, beyaz kan hücrelerinin oldukça önemli elemanlarından biri.
Steinman’ın dendritik hücre keşfi ile birlikte, bu hücreler artık, savunma sisteminin nöbetçileri olarak adlandırılıyor. İmmün cevabın başlatılmasından, onlarca farklı tipteki bağışıklık hücresi arasındaki etkileşimi yönetmeye kadar birçok görev barındırıyor. Burun ve boğaz boyunca, beyinde, atardamarlar ve kalpte yüksek oranda gözleniyor.
Dendritik hücreler, memeli bağışıklık sistemi’nde antijen sunan hücreler arasında en önemlisi olarak sayılıyor. Ana görevleri, antijen işlemek ve bu antijenleri T hücrelerine sunarak, immün cevap oluşturulmasını sağlamak olarak sayılıyor. Doğal ve edinsel bağışıklık arasında mesajcı görevi alırlar ve bu iki sistem arasında bir köprü görevi görüyorlar.
Günümüzde, yüzlerce laboratuvar, dendritik hücrelerin temel biyolojisi ve klinik uygulamaları üzerine çalışıyor. Ki bunların içinde, kansere karşı immün terapisi de bulunuyor. Steinman ve araştırma takımı, dendritik hücreleri HIV’ye ve diğer hastalıklara karşı hedeflemek için yeni yollar üzerine çalışıyordu.
Doğal bağışıklık, spesifik olmayan yollarla patojenlere karşı koyan bir bağışıklık sistemi çeşidi. Patojenlere karşı, daha genelleyici bir savunma sunmakla beraber, edinsel bağışıklık kadar uzun süreli değil. Makrofajları ve fagositleri kapsayan geniş bir hücre ağı bu savunma sisteminde bulunuyor. Peki, Nobel Ödülü, bu sistemde kime verildi?
1996′da, Profesör Hoffman, meyve sineklerinde, Toll adlı bir genin doğal bağışıklığın temel taşlarından biri olduğunu keşfetti. Doğal bağışıklığı tetikleyen bu genin yokluğunda, meyve sineklerinin bakteriyel enfeksiyonu “tespit edemediğini” ve buna karşı savaşamadığını gördü. 1998′de ise, Profesör Beutler, Toll geninin bir benzerini farelerde keşfederek “Toll-like receptor” adını verdi. O günden bugüne kadar, insanlarda da onlarca farklı “Toll-like receptor“un varlığı gösterildi. (Toll-like Receptor ile ilgili daha ayrıntılı bir yazıya buradan ulaşabilirsiniz.)
Hoffman ve Beutler, Toll proteinleri üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde, Nobel Ödülü‘nün yanı sıra 1.5 milyon dolarlık para ödülünü de paylaşmış oldu.
Bu yıl, Nobel Ödülleri’de üzücü bir haber ile başladı. Rockefeller Üniversitesi‘nden gelen açıklamaya göre, Tıp Ödülü sahiplerinden Ralph M. Steinman, geçtiğimiz Cuma günü pankreas kanseri sebebiyle, ödülünü alamadan hayatını kaybetti. Ancak, Nobel Komitesi ödül kararı sırasında, Steinman’ın hayatını kaybettiğini bilmediğinden, Steinman, Nobel ödülü kazananlarından biri olarak açıklandı. Ancak, komite kararınca, Steinman adına verilen ödül geri alınmadı ve hayatta olmamasına rağmen, Steinman Nobel Ödülü kazananlardan biri oldu.
Geçtiğimiz yılın ödül sahibi, İngiliz jinekolog Robert G. Edwards da -acı bir tesadüfle- ödülün açıklandığı günlerde ağır durumda hastalanmıştı. 2010 yılı Nobel Ödülü ile ilgili habere “2010 Nobel Tıp Ödülü Sahibini Buldu!” yazısından ulaşabilirsiniz.
2011 Nobel Ödülleri, önemli bir bilim insanının vefatı ile gölgelense de, biyoloji bilimindeki önemli kilometre taşlarından birini herkesin gözü önüne çıkararak, aydınlatmayı başardı. İmmünoloji, 2011 yılının Nobel Ödülü sahibi…
Yazar: Can HolyavkinBiyo RSS: Dünya'dan ve Türkiye'den Popüler, Güncel Biyoloji Haberleri, Site ve Ürün Tanıtımları, İpuçları ve daha fazlası...
Yazıların kullanımı ve reklam vermek için iletişim sayfasından Biyo RSS'e ulaşabilirsiniz.
Son Yorumlar