Cephane, su ve rütbe dışında savaş alanında kaybetmek isteyeceğiniz en son şey, kanınız. Çoğu yaralanmalar doğrudan ölümcül olmasa bile açılan yaralardan kaybedilen aşırı miktarda kan, kesin ölüme neden olabiliyor.
Kan kayıplarının sıkça görüldüğü savaşlarda, askeri kan bankaları, çoğu zaman sıkıntı yaşıyor.
Neyse ki, ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) 2008′te başlattığı proje, meyvesini vermeye başladı. Proje onaylanırsa, askeri sıhhiye birimlerine sınırsız miktarda genel verici “0 negatif” kan temin edilebilecek. Kullanılan yönteme “blood pharming” adı veriliyor.
Pharming: Hayvan ve bitki genomları üzerinde müdahale gerçekleştirerek, bu canlıların tıbbi değeri olan maddeleri (ilaç gibi) üretmesini sağlayan uygulama.
DARPA, kırmızı kan hücreleri üreterek ve kendi kendine yeterli sentetik platformu oluşturarak amaçladığı noktaya gelmiş durumda. Bu üretim ile savaş alanlarındaki kan ihtiyacına daha rahat cevap verebilecek. Kurumun Ar-Ge bölümü, Pharming yöntemi ile yetiştirilen bu hücrelerin kan kıtlığını tamamen ortadan kaldıracağını umuyor.
Bu başarı, aslında DARPA’ya bağlı çalışan bir biyoteknoloji şirketi olan Arteriocyte‘e ait. Şirket bu projesine 2 milyon dolarlık fon ayrılmasını sağladı ve üretilen ilk numuneler de Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) yollandı. Eğer FDA’nın onayı alınırsa, başta askeri ihtiyaçlar olmak üzere, üretilen bu hücreler kan kayıplarındaki en önemli tedavi yöntemlerinden biri olacak. Şirket, göbek bağı dokusundan 3 gün içinde 20 ünite kan üretebiliyor. Bu kadar kanın üretilmesinin maliyeti ise ünite başına 5.000 dolar civarında. Sistem şimdilik pahalı gibi gözükse de, FDA omayı alındıktan sonra daha büyük çapta üretime geçileceği ve maliyetin de buna bağlı olarak 1000 doların altına ineceği bildiriliyor.
Şirketin CEO’su Don Brown; “Aslında yaptığımız şey, kemik iliğini taklit etmek..” diyor ve “Sistemimiz umduğumuz gibi çalışıyor. Ancak sonuçların anlamlı olması için üretim kapasitesinin artırılması şart..” diyerek yöntemin geleceği olduğunu belirtiyor.
Ayrıca, bu yöntem geleneksel yöntemler ile kıyaslandığında daha pratik. Normalde askeri amaçla bağışlanan kanların, savaş alanlarına özel koruyucu koşullar altında taşınması gerekiyor. Bu dikkat isteyen nakliye işlemleri, ciddi zaman ve maliyet sorunları doğurabiliyor. Öyle ki, çoğu kan hedefine ulaştığında 3 hafta çoktan dolmuş oluyor. Bazı uzmanlara göre bu süre, kanın raf ömründen 2 hafta daha uzun. Bu sebeple, zaten kısıtlı olarak bağışlanan kanlar hedefine ulaşamıyor, ulaşsa bile özelliğini yitiriyor. Ayrıca, ciddi bir askeri kriz sırasında, kan ihtiyacı sadece bağışlarla karşılanamayabiliyor. Ama yeni yöntem ile düzenli ve sürekli olarak kan takviyesi mümkün olabilir.
Eğer FDA’dan onay alınır ve maliyet düşerse, bu özel üretim kanların, gerçek kanların yerini 5 sene içinde alacağı tahmin ediliyor. İnsanlar üzerindeki denemeler ise 2013 yılında başlatılacak.
Biyo RSS: Dünya'dan ve Türkiye'den Popüler, Güncel Biyoloji Haberleri, Site ve Ürün Tanıtımları, İpuçları ve daha fazlası...
Yazıların kullanımı ve reklam vermek için iletişim sayfasından Biyo RSS'e ulaşabilirsiniz.